Yazılar

Minor White

• Kayıt edilenler: 24 • Yorumlar: 2503


Yılsonu dönemleri sanırım herkes için ekstra bir yoğunluk getiriyordur. Benim için bu dönemler beynimin sünger gibi olması demek.

Bütün gün, firmaların yeni yıl tebrik kartı,takvimlerin tashihi, yeni yılın reklam bütçelerinin (dolayısıyla kampanya dönemlerinin) belirlenmesi, yeni çıkacak ürünlerin tanıtım bileşenlerinin (ambalaj, kullanım kılavuzu vs.) hazırlanmasıyla ilgili civcivli bir iş yoğunluğuyla geçen mesaiden sonra odaklanmayı beceremiyorum. Pc başında rüzgar nereden esiyorsa o konuya göz atma, bir sonraki linke gitme, denk gelirsem incir çekirdeğini doldurmayacak konulardan biri hakkında okumakla geçiriyorum böyle günlerin akşamını.

Bugün de öyle bir gün olduğundan eve geldim, yemeği es geçtim, biraz ev ahalisiyle vakit geçirip kahvemi alıp pc başına geçtim.

Gün içerisinde ne zamandır bakmıyorum diye düşünerek girdiğim Apug geldi hatırıma. Filmli makine hiç kullanmamış, henüz 4 yıllık yeni yetme bir fotoğraf meraklısı olabilirim. Ama arada okuyorum Apug’u. Siyah beyaz ile ilgilenen herkese de tavsiye ederim, gerçekten çok engin bir kaynak. Bloga taşımayı istediğim ilginç konulara denk gelebiliyorum bu sitede.

Apug’da dolaşırken Minor White isimli bir fotoğrafçının atölyesine katıldığını anlatan bir kişinin makalesiyle karşılaştım. Minor White’ı tanımıyordum. Fotoğrafla geç tanışmış, kısa bir süre boyunca bu konuya kafa yormuş benim gibi kişilerde tanımsız bölgeler çok olabiliyor. Bilgimiz ada, farkında olmadığımız, bilmediğimiz de okyanus gibi yani.
Misal bunca Ansel Adams okumuş etmiş olmama rağmen Minor White’ı bilmiyordum. Sünger Bob’vari hal almış zihnim, giderek gözlerimi kısan migrenim ve sıcacık kahvemle oturdum başına Minor White’ın.

Önce wikiden hızlı bir yaşam özeti geçeyim.

Minor Martin White, 1908-1976 yılları arasında yaşamış, botanik eğitimi almış, sonra şiire odaklanmış, 5 yıl süresince 100 sone’den oluşan şiirlerini oluştururken aynı zamanda minnesota Üniversitesi’nde barmenlik yapmış. 1938 de Portland’a taşınmış ve burada fotoğrafa ilgi duymaya başlamış ve Oregon Camera Club’a girmiş.

İkinci dünya Savaşı’nda istihbarat görevinde bulunup döndükten sonra 1945?te New York’a yerleşmiş ve Stieglitz, Weston ve Ansel Adams ile tanışmış. Stieglitz’ın equavalents (denklik) görüşünden etkilenmiş.

Denklik ilginç bir ekol. Kısaca özetlemek gerekirse, doğadaki biçimsel ilişkilerin fotoğrafçının iç dünyasının bir tezahürü olarak yansıması denilebilir. White, Stieglitz gibi gökyüzüne odaklanmak yerine, ağaç kovukları, kırsal Amerika’daki ahırlar gibi imgelere yoğunlaşarak çalışmalarını gerçekleştirmiş. Bu dönemlerde yazdığı bir metinde “Fotoğraflar sanki sinemada kameranın durduğu anlar gibi. Çektiğim iki fotoğraf arası derin bir hissizlik hali gibi… fotoğraf ile gerçekliğin arasındaki pamuk ipliğiyle oluşmuş bağ, her fotoğrafta esniyor ama asla kopmuyor … doğanın soyutlanması varlıkların oluşturduğu dünyamızı yok saymıyor, kamerayı en büyük güçle yaptığı şeyi ortaya çıkarıyor; hakikate bakmayı.” demiş.

Minor White hakkında ulaştığım Türkçe bir kaynaktan alıntı yapmak gerekirse;

Minor White, Aperture dergisinde fotografçıların “yurt dışındaki savaşı, ülke içindeki ayaklanmaları görmelerini, bununla ilgili birşeyler söylemelerini, taraf tutmalarını ve zor duyulan seslere fotografçıların kulak kabartmasını” isteyen eleştirmenlerden birine verdiği cevapta şunu demişti: “Bu fotografçı, dünyadaki çılgınlığın tamamen farkında olarak eylemini gerçekleştirir, çektiği fotograf da onun duasıdır. Makinesini kayalara çevirir, suya, havaya ve ateşe çevirir. Bunu da hayattan kaçmak için değil, hayatın içinde olmak için yapar, onun bir parçası olmak için değil.” White çoğu zaman bu tür fotografların özünü tanımlamak amacıyla ruh kelimesini kullanırdı:

Minor White daha sonra Ansel Adams’ın davetiyle, Dorothea Lange ve Imogen Cunningham ile birlikte San Francisco gitmiş ve Amerikanın ilk Fine Arts of Photography bölümünü kurmaya katılmış. 1952’de Ansel Adams ve Dorothea Lange ile birlikte de Aperture dergisinin kuruluşunda yer almış. Ölümüne dek çeşitli yayınlarda yer almış, kuratörlük yapmış.

Ben niye girdim peki bu konuya? Apug’da yer alan makaleden dolayı. White 1930?lu yıllarda Oregon’da iken workshop düzenlemiş ve bu çalışmaya katılan kişilerden bazıları hayatta. Bowzart bu kişilerden biri.

Bowzart özetle diyor ki; fotoğrafları değerlendirme seansı herkesin yüksek konsantrasyonla katılımda bulunduğu bir meditasyon havasında geçermiş. O kadar ki fotoğraflar izlemeye ve değerlendirmeye başlamadan evvel 5 dakika kadar bir rahatlama seansıyla katılımcıların geçen hafta yapılan çekim anındaki varoluş hisleriyle şu an bulundukları ortamı ve yarınki yemeklerini ilişkilendirmeleri beklenirmiş.

Bu rahatlama seansından sonra gözler açılırmış ve her katılımcının önünde, üzerinde bir fotoğraf duran bir nota ayaklığına bakmaları istenirmiş. White’ın kendi fotoğrafları değil ama bir amaçla kendisinin seçtiği fotoğraflar olurmuş bunlar. Bozwart meditasyon aşamasını detaylarıyla aktarmış, temelde vücudun ve anın farkına varmaya, ayrıntıların bütünle ilişkisini fotoğrafı izleyecek olan kişinin duyuları ve kendi vücudu üzerinden edindikleriyle canlandırılmasına yardımcı olmaya çalışırmış.

Gözler açıldıktan sonra, katılımcılardan karşılarındaki fotoğrafı ayrıntılarıyla, bütününü görmezden gelmeden 15 ile 20 dakika izlemeleri istenirmiş. Bu süre boyunca derin bir sessizlik oluşurmuş. Bozwart,

“Öğrenciler, basitçe fotoğraflara bakıyorlardı, gözlerine fotoğrafın her bir milimetresini, fotoğraftaki her çizgiyi, kağıda aktarılmış eser miktardaki gümüşü, her dokuyu, her tondaki güzelim griyi. ( Kötü bir fotoğrafla çalışmanın ne gereği var? Ben önemli olduğunu düşünüyorum. Ben kendi öğrencilerimin karşısına yanmış bir tost koyuyorum misal. Burada önemli olan nokta yargılamaktan kaçınmak. Yanmış bir tost bile güzel görünebilir. Bence siz de deneyin.)“

diyor.

Toplu konsantrasyon, seçkin katılımcılardan birinin sessizliği rahatsız edici olmadan bozmasıyla sona erer.Tartışmada değerlendirme kriterleri, genel yargı, teknik eleştiri, dikkat dağıtıcı öğeler, rahatsızlık oluşturan öğeler, yardımcı dizilimler, yerleşim eleştirisi, beğeni-beğenmeme sırasıyla ilerlermiş. Değerlendirme yaklaşımında daha fazla ayrıntı isteyen Bozwart’ın yazısına bakabilir.

Yıllar boyu hep bu şekilde fotoğraf workshopları düzenlemeyi sürdürmüş White. Asistanıyla 1960?larda edindiği Volkswagen minibüse 20 küsur büyük boy baskı fotoğrafı, nota ayaklıkları minibüs içinde, henüz banyo edilmemiş filmlerin bekletildiği mini buzdolabı ile.

Tabi benim kahve biteli çok oldu, arada bağlantım koptu, birkaç saat uyudum. Kalktığımda bağlantı geri dönmüştü ve yazıyı tamamladım.

Belgesel ve sokak fotoğrafına odaklanmış kendi fotoğraf dünyama ve yazının başında bahsettiğim tempoya dönebilirim artık. Birkaç saatliğine de olsa fazlasıyla odaklandığım gerçekliği purist bir yaklaşımla ele alma yaklaşımından, soyut fotoğrafın geçmişine uzanan bir kaçamak yapmış olmak, kendimden uzak bir fotoğraf dünyasına uzanıp, paylaşılan deneyim üzerine serbest uçuş yapmak iyi geldi yine de.
Okuyan herkese teşekkürler.

Bu arada Minor White, gerçek olamayacak kadar güzel bir isim değil mi sizce de?

24 tavsiye eden
2 yorum
503 izleme
bookmark icon

One thought on “Minor White

Eski
Yeni
En Çok Oy Alan

    Yorum yaz..

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

    Eski
    Yeni
    En Çok Oy Alan